Geçmiş geçmişte kaldığı için masum görünür fakat geleceğe yetişirse yankısı yeni aşklar doğuran günü batırıverir!!

2/3/2008 - sen öğrettin birçok şeyi.

birşeyler ilk aşkımı hatırlatsada, son aşkım sendin asla anlamasanda..!!

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/10/2007 - son / başlangıç .. hangisi zor ?

İklimsiz bir dünyanın salaş kısımlarında aldığım nefesin bir anlatımıydı sana olan duygularım.. Sen gelmeden önce bir kitaptı hayatım, inançlarım... Doğduğuna inandığım güneşlerim vardı sen gelmeden önce... Elini tuttuğumda heyecan duyduğuma inandıklarım vardı. Her vebale borç edinipte yürüdüğüm yarı yağmurlu yarı güneşli sarnıç sokaklarda sayıkladığım tüm isimlerin üstünü çiziyorum. Üstünü çiziyorum ki geri döndüğümde gül bahçelerini hatırlayım. Derinlerine inmedikçe , toprağına bulaşmadıkça güzel kokan ve dikeni canımı yakmayan nicelerini hatırlayım ..

 

Biriktirdiğim umutlarımı hep son olacağıına inandığım duraklarımda bıraktığımda hep düşündüğüm , o durakta neyi bulabileceğimi ve ne için orada beklediğimi bilmeyişimdi. Sen gelmeden önce bir kitaptı hayatım, inançlarım ... Bitmekle suçladığım umutlarım vardı. Bana sormadan gelen ve istikrarsız gönüllere yerleşip sonra beni yalnız bırakan, beyhude geçirdiğim saniyelerim vardı. Başladığımız cümlenin bir türlü bitmeyişi ve ortak bir nokta koymadan sildiklerimiz ...

 

Sen geldikten sonra değişti mevsimlerim... Şimdi içimde derin bir yaşama sevinci ve attığım adıma bir şükrediş var.. Sen geldikten sonra aydınlık bir gökyüzü , aydınlık yarınlar var ...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/10/2007 - Vatanımız Sahipsiz değil !!!!

 

 

Vurulup tertemiz alnından

 

                      uzanmış yatıyor ;

 

bir hilal uğruna ya Rab,

 

        ne Güneşler

                                    batıyor !

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/8/2007 - Bir varmış.. hiç olmasaymış...

Zamanın çok öncesindeyiz. Keşke zamanları geri alabilsem… 9 ay öncesine mesela… Ebediyette bile üzerime ağırlık verecek o yükü üstlenmeden öncesine …  Bin pişmanlıklar fayda etmiyor yaşadığın çember içerisinde. Mutlaka dönüp dolaşıp yüzüne vuruluyor utanç silleleri.. Daha ne kadar dayanacağım bilmiyorum buna.. Kaç gözyaşını biriktirdim kendimde buna dair... Kaç karanlığı gündüz ettim. İçimden konuşur gibi dudaklarım belli belirsiz kımıldıyor. İstemsiz duygularım dile düşüyor ve haykırıyorum sana… “Sen” diyecekken kalıyor kelimeler takatimin başında. Ve sana dair tüm kelimeleri öldürüyorum içimde. En çok gülümseyişlerine aldanırdım yüzündeki gamzelere… Onlardan uzak , gözden uzak bir yaşam hiç bana göre değil. Yokluğunun sırıtışını temsilcesine gökyüzü gösterir yüzünü.. Güneş yakar bedenimi günahlarımı çektirircesine. Ve sırtımda ağırlığınca bir ağrı hissederim. Omuzlarımı çürüten, kalkmaya çalıştıkça dizlerimi çürüten bir ağırlık.. Sana dair yazdığımın son damlaları bunlar. Sana yazmaya gücüm yok. Seni anmaya yüreğim yok.


Bıraktım birçoklarını bu hale getiren. Bil ki geriye dönmek istiyorum 9 ay öncesine…

Bağlantı

1/5/2007 - Can DÜNDAR

ASIK OLMAK...
ILK ÖPÜSME...
YÜZ KASLARINIZ AGRIYANA DEK GÜLMEK...
SICAK BiR DUS...
ÖZEL BiR BAKIS...
MAiL ALMAK...
MANZARALI BiR YOLDA ARABA KULLANMAK..
RADYODA EN SEVDiGiNiZ KiSiNiN SARKISININ ÇALMASI...
YATAGINIZA UZANIP YAGMURUN SESiNi DiNLEMEK...
YENI ÇIKMIS SICAK BiR HAVLU...
SATIN ALMAK iSTEDiGiNiZ KAZAGIN %50 iNDiRiME GiRMESİ...
UZAKTAKi BiR ARKADASINIZLA TELEFONDA KONUSMAK...
KÖPÜK BANYOSU...
KIKIR KIKIR GÜLMEK. GÜZEL BiR SOHBET...

KUMSAL...
GECEN KIS GiYDiGiNiZ MONTUN CEBiNDEN ON MiLYON ÇIKMASI...
KENDiNiZE GÜLMEK...
GECE YARISI SAATLERCE TELEFONDA KONUSMAK...
SU FISKiYELERiNiN ARASINDA KOSMAK...
DURUP DURURKEN GÜLMEK...
YANINIZDA SiZE GÜZEL OLDUGUNUZU SÖYLEYEN BiRiNiN OLMASI...
HAKKINIZDA GÜZEL SÖZLER SÖYLENDiGiNE KULAK MiSAFiRi OLMAK...
UYANIP DAHA UYUYACAK BiRKAÇ SAATiNiZ OLDUGUNU FARKETMEK...
YENi ARKADASLAR EDiNMEK...
ESKi ARKADASLARINIZLA ZAMAN GEÇiRMEK...
YAVRU BiR KÖPEKLE OYNAMAK...
ODA ARKADASINIZLA GECE YARISI SOHBETLERi...
GÜZEL DÜSLER...
ARKADASLARINIZLA ARABA YOLCULUGU YAPMAK...
SEVGiLiNiZLE YORGANA SARILIP iYi BiR FiLM SEYRETMEK...
ÇOK GÜZEL BiR KONSERE GiTMEK...
ÇiKOLATALI KURABiYE YAPMAK...
SEVDiGiN iNSANA SIKICA SARILMAK...
İSTEDiGi ARMAGANI AÇAN KiSiNiN YÜZÜNDEKi iFADEYi GÖRMEK...
GÜNESiN DOGUSUNU SEYRETMEK...
VE BIR SÖZ;
"ALDIGIN HER NEFESI FIRSAT BIL,OT DEGILSIN YENIDEN BITMEZSIN..."

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/4/2007 - Mektuplardan - 2

Terk edilişin Günahkar Toprağı

 

   Gidiyordun… Güneşin üzerine gitmemen için var gücüyle verdiği ışığa aldırmadan… Bulutların üzerine yağdırdığı tanelerine aldırış etmeden gidiyordun. Hangi sebebin terk edişi bu veya hangi günahın telafisi. Soruların cevaplarını ne sen biliyordun, ne de senden başkası… Dilinde dünden kalmış ayrılık türküleri ile ardına bakmadan!, ardındakine bakmadan ilerliyordun. Bir sonbahardı gidişinin mevsimi. Ağaç gölgesi gizleyemiyordu gökyüzünden yüzünün suretini. Henüz sahipsiz bir romanken, kendisine  nakşedilen duyguya ihaneti ile yazıyordun kitabın sonunu.

   Bir ressamın tuale olan düşkünlüğünün tadındayken sana haykırışlarım, sen hala beş şekerli utangaçlık kahveni yudumluyordun sınarcasına cennetimi. Sana olan serzenişlerim aşktan ibaretti. Heybemde sakladığım başka bir şeyim yok sana dair. Senden sonra hatırlayacağım o kadar çok şey var ki.  Zaman zaman anımsayacağım bana defalarca anlattığın aşkın özetini.. bundan fazlasının müptelalık olduğunu düşünür ve kişiyi götüreceği duraktan geri döndürmeyeceğini söyler dururdun. Kim bilirdi ki bıraktığın durağın benim için son durak olacağını. Ağırlığınca… zamansız… yalansız.. tertemiz sevmiştin seni!!

 

   En tarifi mümkün olmayan güzel çehresine yakalandığım sevdiğim… Sen düşündükçe közlenen, unutmaya çalıştıkça alevlenensin. Uykunun en halli saatlerinde ben ay ile sohbet ederim. Belki unutkanlık, belki unutulmuşluk, belki sarı siyah saçların kızıl kim bilir belki yeniden adım atmayı öğrenen bebek. Her ne olursa olsun gözbebeğimin içindeki ilk harf  “aşk”. Bana zorla sevdirdiğin şeylerin, şimdilerde müptelası oldum. Vazgeçemiyorum hangi sebepten… Sen bildiğimi sandığım her şeydin. Olmalıydık... Kazanmalıydık... Biz her şeydik… Ama kaybettik. Bunca zaman yakın görünen hatıralar senden uzakta!! mutluluğun gülümsemesini yüzümden sildiğimden beri… Sadece biz olabileceğimizi sanmıştım. Ama bu mutluluk bana çok. Umursuyor gibi davrandığın için teşekkürler, yüzüme anlıkta olsa tebessümü misafir ettiğin için teşekkürler.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/2/2007 - Mektuplardan....

Kayıp bir şehir şu ömrüm ...

 

Şimdiye kadar hiç böylesine yoğun hissetmediğim garip bir duygu içersindeyim. Oysa şimdiye kadar yaşadığım aşklarda hiç kısmamıştım sesimi... ne geliyorsa dökmüştüm dile birer birer..  Onlarda yaşadığım basit ve kolay aşkların utancı yüzüme vuruyor şimdi. Korku aşkın yoldaşıymış, ben onları kaybetmekten korkmamışım hiç, şimdi ise
sahipsiz gecelerin günahını saklayıp koynuma susturmaya çalışıyorum sesimi. ve korkuyorum uzun zamanca beklediğim ve sonunda bulduğum bu sevginin geceye karışmasını...


AMA biliyorum ki duymayı özlediğimiz sesler en güçlü tizleriyle sonsuzlukça yüreklerimize işlenmeye devam edecek
bizim aradığımız; sevdaya olan ürkekliğimizi
rafa kaldıran ve bir ömrün bir defa yaşamak istediği türden bir sevgiyi bulmaktı.

 

VE ÖYLE BİR SEVGİ BULDUK Kİ
ağlamayı da, gülmeyi de, mutluluğu da, hüznü de tek bir yürekte yaşatarak, paylaşımları ile her defasında bize sonsuzluğu verecek olan
bir sevgiydi...

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/12/2006 - *imkansızlık*

Ne elimde dünyayı kurtaracak bir bilgi var, ne düşleri aydınlatacak bir lamba..

Elimde sade kelimeler...
Dizlerimin üstüne çöktüm, ağlıyorum.

Takatimin sonundayım ve durun diyebiliyorum sadece.

Yalvarırım... Durun!

 

Yılmaz Erdoğan' dan ...


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/12/2006 - renkler siyah ve beyazdı yoklugunda

Alaca karanlığa bulanmış şehrimin gökyüzüydü içimden yansıyan yıldızlar . ve sevişmelerin en koyusunda yanık sesiyle mırıldanırlardı aşklarının şarkısını.. Tüm şehir dinlerdi sesinin tizli haykırışını .. yitip giden aşkların kahramanı olarak görüyorum artık kendimi.. aşka vurulmuş aşk için kurşunlanmış... Seninle bilinmeyen bir sona doğru gitmekteyken beraber yüzüme bakışın şaşkın, umarsız ve kararsızdı. Anlamıştım yanımda ki sen değildin, anlamıştım ki gitmek istiyordun.. Neden?lere boğulmamak istesem de soruyorum yaradana haykırırcasına.. Neden ay karşıdan yükseldiği zaman başım omzunda olmasın, neden ellerim ellerinin üzerinde değil, neden iki nice sonu olmayan bir yalnızlıktır yaşadığımız. Gerçek olan farklı renklere aşık olduğumuz muydu. .. Neden aynı renkleri sevdirdin bize tanrım.

 

Hani hatırlarmısın.. kasımdı yağmur yağıyordu ... Soğuk ve kibirli bir günün akşamıydı..  Son sözümü sana söyleyemeden gitmiştim seni seviyorum diye...Mühürlüdür aşkın bu şehirde... bir daha hiç uğramayacağını bilsem de...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/12/2006 - kader çizgilerimizin birgün birleşmesi ... u...m...u...d...u...y...l...a

Bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş

Bir bakarsın volkan olmuş yanmışsın arkadaş...

Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş

Bu en güzel en sıcak duygudur arkadaş

 

Ortak olmak her sevince her derde kedere

Ve yürümek ömür boyu beraberce el ele

Olmasın hiç o taa içten gülen gözlerde yaş

Yollarımız ayrılsa bile seninle arkadaş

 

Evet arkadaş kim olduğumu ne olduğumu nereden gelip nereye gittiğimi sen öğrettin bana elimden tutup karanlıktan aydınlığa sen çıkardın. Bana yürümeyi öğrettin yeniden, el ele ve daima ileriye. Bir gün birbirimizden ayrı düşsek te biliyorum hiçbir zaman ayrı değil yollarımız ve aynı yolda yürüdükçe gün gelir ellerimiz dostça birleşir ayrılsak bile kopamayız !!!!

 

Ayna - Arkadaş

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Gördüğüm rüyalarda bile seni özler oldum. Burada yaşamak çok zor. Korkuları yenmek bir ömürmüş meğer yokluğunda. Garip bir tadı var hayatın, gökyüzü yitirmiş maviliğini...

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım

sekerserpil
dutew
fatossenoglu
princesswwwsindrella
dingilawa
sevemedimkaragozlum82
diclece
yagmurtuana